FORCE MAJEURE (TURİST)

force_majour_kapak
Sinema TV HD Info Vimeo Fragman Vimeo Durdur

FORCE MAJEURE

FORCE MAJEURE (TURİST)

Tomas, karısı Ebba ve çocukları Vera ile Harry kış tatili için bir haftalığına Fransız Alplerine giden İsveçli bir ailedir. Lüks bir otele yerleşen aile tatilin ikinci gününde, öğle yemeği yedikleri esnada kontrollü bir çığ vakasıyla karşılaşırlar. Karlar yemek yedikleri restoranın üzerine doğru inerken Tomas anlık bir refleksle karısını ve çocuklarını ardında bırakıp kaçmaya başlar. Olay sona erip her şey normale döndükten sonra Tomas, Ebba’da yarattığı hayal kırıklığına tanık olur. Evliliğinin zorlu bir dönemeçte olduğunu fark eden Tomas, aile hiyerarşisindeki yerini tekrar kazanmaya çalışırken trajikomik anlar yaşanacaktır.

  • YÖNETMENRuben Östlund
  • SENARYORuben Östlund
  • OYUNCULARJohannes Bah Kuhnke, Lisa Loven Kongsli,
    Clara Wettergren
  • YAPIMİsveç, Danimarka, Fransa, Norveç, 2014
  • SÜRE105 Dk
  • TÜRÜDram, Aile

FORCE MAJEURE (TURİST) ALİ ULVİ UYANIK (FİLM ELEŞTİRMENİ)


“Force Majeure”, ‘zorlayıcı neden’, dilimizdeki yaygın kullanımıyla ‘mücbir sebep’ demek. Daha çok hukuk alanında kullanılıyor; doğal afetler, toplumsal hareketler, hastalık, ölüm gibi beklenmeyen sebeplerle yükümlülüklerin yerine getirilememesi anlamına geliyor. Bu hikayede ise, bencilliğin istem dışı ortaya çıkışının, ironik açıklaması: Mücbir sebep!

İsveçli yönetmen Ruben Östlund, dördüncü uzun metraj çalışması için hınzırca bir çıkış noktası yakalamış. Tatilde beklenmedik bir felaketle karşılaşıp sağ çıkabilen çiftlerden büyük bölümü boşanıyormuş. Çünkü ölümcül ani olaylarda, erkekler, kadınlara göre daha hızlı kaçma ya da önce kendini kurtarma davranışı içinde oluyorlarmış. Burada ‘kadınlara nazaran’ vurgusuna dikkat çekerim.

Filmin nüvesinde, Fransız Alplerindeki lüks kayak tesislerinde beş günlük tatile gelen, bir erkek ve bir kız çocuğa sahip genç çiftin, gerilim unsurları ve bir dizi psikolojik şok içerençatışmaları yer alıyor.

İlk gün her şey yolunda giderken, internet fenomeni de olan o sahnede yaşananlar, ailenin ortasına bomba gibi düşüyor. Aslında ses bombalarıyla oluşturulan yapay çığlar kayak yapanların güvenliği için… Dolayısıyla bilimsel olarak bir tehlike söz konusu değil. Ancak açık havada yemek yerlerken dağdan gelen çığ sanki restoranı yutacakmış gibi görünüyor. Hayatta kalma içgüdüleri devreye girdiğinde ise, karısı Ebba (Lisa Loven Kongsli) ve iki çocuğunu düşünmeden öncelikle kendisini dışarıya atan Tomas (Johannes Kuhnke) oluyor. Ortam sadece çığın zerrecik sisinden etkilenirken masadaki bardaklar bile devrilmiyor. Ama evlilik kurumunun temel direği olan, özellikle erkek çocuğun rol modeli babanın karizması fena biçimde yereyapışıyor! Östlund, yaradılış itibariyle önce kendi mevcudiyetini koruma altına almak isteyen insanın, sosyal birey olma vasfını ve aile kurumu içindeki sorumluluğunu tartışmaya açıyor. Gelişmiş bir ülkeden gelen kent soylu ailenin reisinin, mücbir sebep altında nasıl en ilkel davranışı sergileyebileceği gerçeği kafamıza dank ettiriliyor. Sonra, karısının ve daha düşük seviyedede olsa çocukların ürkünç tepkileri devreye giriyor.

İnsanların en huzurlu hissetmeleri gereken aile kurumu içinde güven bunalımı baş gösterdiğinde, her an her şeyin olabilirliği dayanılamaz bir tedirginlik yaratıyor. Bu tedirginliği, dağın güçlü/görkemli görüntüleri ve tesislerin mekanik donanımlarının çıkardığı seslerle yükselten Östlund, aile bireylerini neredeyse devasa bir mikroskobun altında inceliyor. Ebba’nın kocasını hırpalama girişimlerini ve Tomas’ın gerçeği reddedişiyle başlayan ruhsal çalkantılarını, farklı ilişki modelleri yaşayan/savunan başka insanların yorumlarına muhatap kılıyor. ‘Kahraman babamız’ imajıyla da hafiften dalgasınıgeçiyor.

Sürpriz bozan vermek istemiyorum ama… O anahtar sahneyi seyrettikten sonra gururlanan kadınları, tam bir ‘ters köşe’ finalle erkeklerle eşitliyor. Çünkü film esasen insana odaklanıyor. Yukarıda da belirttiğim gibi, erkeklerle kadınlar arasındaki çeşitli davranış kalıpları, oranlar değişse de aynı canlı türü olunması hasebiyle benzerlik gösterebiliyor: Şaibeli, güvenilmez, karmaşık olan, insan sonuçta! Östlund, ‘Konçertoların Tanrısı’ kabul edilen Vivaldi’nin “Dört Mevsim”inden “Kış”ı değil, tezat biçimde, 2 numaralı konçerto olan “L’estate” / “Yaz”ı ve bilhassa da ‘presto’ (hızlı tempo) bölümünü kullanıyor. Ve müzikle birlikte, ses tasarımı, kurgusu ve miksajının, hikayeyi de, muhayyilemizi de nasıl beslediğine dair çok değerli bir örnek vermiş oluyor.

force_majour_elestiri

KUZEY AVRUPA SİNEMASINDA GÖRÜLESİ EN İYİ 10 FİLM

Her zaman ilgiye değer bulunmuştur Kuzey Avrupa ve bu soğuk bölgede yaşayan sıcak insanlar. Sadece hayatlarının kalitesiyle değil sanattan spora, edebiyattan teknolojiye, hayatın her alanınıda varlar ve oldukça da üretkenler. İşte bu seçki sinemada da çok önemli yapımlara imze atmış bu bölgeye ait en önemli 10 filmin listesidir.

10) THE HUNT (Onur Savaşı, 2012)

Fragman

YÖNETMEN: Thomas Vinterberg
OYUNCULAR: Mads Mikkelsen, Thomas Bo Larsen, Annika Wedderkopp
YAPIM: Danimarka, İsveç
SÜRE: 115 dk
KONU: The Hunt, küçük bir çocuk tarafından uygunsuz davranışta bulunmakla suçlanan bir anaokulu asistanının izleyiciyi endişelendiren hikayesini anlatıyor. Mads Mikkelsen suçlanan asistanı canlandırıyor. Hızla bir cadı avına dönen durumun merkezindeki çaresiz adam rolündeki Mads inanılmaz bir oyunculuk sergiliyor.

9) LET THE RIGHT ONE IN (GİR KANIMA, 2008)

Fragman

YÖNETMEN:Tomas Alfredson
OYUNCULAR:Kåre Hedebrant,Lina Leandersson,Per Ragnar
YAPIM: İsveç
SÜRE: 115 dk
KONU: Oskar Stockholm’un banliyölerinde yaşayan, çevresi tarafından pek aldırış edilmeyen 12 yaşındabir çocuktur. Oldukçasıradışı bir kız olan Eli’yeaşıktır. Oskar, güneş ışığınadayanamayan, geceleridışarı çıkan Eli’nin sırrınıöğrenir. Onun başka insanlarınkanına muhtaç olan birvampir olması Oskar’ı birseçimin eşiğine getirir.

8) WILD STRAWBERRIES (YABAN ÇİLEKLERİ, 1957)

Fragman

YÖNETMEN:Ingmar Bergman
OYUNCULAR:Victor Sjöström, Bibi Andersson, Ingrid Thulin
YAPIM: İsveç
SÜRE: 91 dk
KONU: Berlin Film Festivali’ndeEn İyi Film ödülünüalan “Yaban Çilekleri”, yaşlıbir profesörün geçmişini vevaroluşunun anlamını sorguladığıbir yol filmidir.Yetmiş sekiz yaşındakiProfesör Borg, bir onurdoktorası almak üzere Stockholm’danLund’a doğruarabayla yola çıkar. Yanındagelini Marianne da bulunur.Bu yolculuk sırasında,Borg’a kaybettiği ilk gençlikaşkını anımsatan genç birotostopçu kızla ve kavgacıbir çiftle karşılaşırlar.

7) DOGVILLE (2003)

Fragman

YÖNETMEN: Lars von Trier
OYUNCULAR: Nicole Kidman, Paul Bettany, Lauren Bacall
YAPIM: Danimarka, Norveç, İsveç, Finlandiya
SÜRE: 178 dk
KONU: Gangsterlerden kaçan Grace, Dogville isimli küçük bir kasabaya sığınır. Kasabanın önemli kişilerinden biri olan Tom’un da yardımıyla Grace’in kasabada kalmasına, kasaba halkı tarafından oylanarak karar verilir. Herkes Grace’e yardımcı olmak için seferber olur. Çok geçmeden kasaba halkına kendisini sevdiren Grace, kendisine yapılan iyiliklerin bedelini bir şekilde ödeyecek ve iyiliğin göreceli bir kavram olduğunu anlayacaktır.

6) BREAKING THE WAVES (DALGALARI AŞMAK, 1996)

Fragman

YÖNETMEN: Lars von Trier
OYUNCULAR: Emily Watson, Stellan Skarsgård, Katrin Cartlidge
YAPIM: Danimarka, Norveç, İsveç, İzlanda
SÜRE: 159 dk
KONU: İskoçya’nın aşırı dindar ve baskıcı kasabalarından birinde, Danimarkalı bir petrol işçisine aşık olan çocuk ruhlu Bess McNeil yaşamaktadır. Bess ve Jan birbirlerine çılgınca aşıktırlar ama Jan’ın işine dönmesi gerekir ve Bess ona sağ salim kavuşmak için tanrıya dua eder. Jan döner, ama gemideki bir kaza sırasında bacağı kırılmış olarak. Jan Bess’ten bir sevgili bulmasını ve ilişkilerini de kendisine ayrıntılarıyla anlatmasını ister.

5) ELLING (2001)

Fragman

YÖNETMEN: Petter Næss
OYUNCULAR: Per Christian Ellefsen, Sven Nordin, Marit Pia Jacobsen
YAPIM: Norveç
SÜRE: 89 dk
KONU: Annesine karşı büyük bir sevgi ve bağlılık duyan Elling yaşı geçmiş olmasına rağmen halen daha kendine bir hayat kuramamış, annesiyle birlikte yaşayan bir adamdır. Talihsiz adam annesinin ölümüyle derinden sarsılır ve kendini bir psikiyatri kliniğinde bulur. Kendine geldiğinde oda arkadaşı, seks bağımlılığı tedavisi gören Kjell ile karşılaşır. Tedavileri bitip dışarı çıktıklarında birlikte yaşamaya karar veren ikili bir apartman dairesinde yaşamaya başlarlar.

4) DANCER IN THE DARK (KARANLIKTA DANS, 2000)

Fragman

YÖNETMEN: Lars von Trier
OYUNCULAR: Björk, Catherine Deneuve, David Morse
YAPIM: Norveç, Danimarka
SÜRE: 140 dk
KONU: 10 yaşındaki oğlu Gene ile birlikte karavanda yaşayan Selma (Björk), Çek asıllı bir göçmendir. Selma evlerini, kapı komşuları olan yerel polis Bill (D. Morse) ve karısı Linda’dan kiralamıştır. Bill ve Linda, Selma ile oğluna Amerika’ya geldiklerinden beri göz kulak olmaktadırlar. Her şey yolunda giderken, Selma’nın oğlu için biriktirdiği paradan haberdar olan Bill’in başka planları vardır.

3) EVIL (ŞEYTANA KARŞI, 2003)

Fragman

YÖNETMEN: Mikael Håfström
OYUNCULAR: Andreas Wilson, Henrik Lundström, Gustaf Skarsgård
YAPIM: İsveç, Danimarka
SÜRE: 113 dk
KONU: Delikanlılık çağının bildik karmaşasını yaşayan Erik, aslında 1950’lerin ortasında İsveç’te yaşayan herhangi bir yaşıtından farksızdır. Erik’in hayatını çekilmez kılan, onu hemen her türlü sebep için dövmekten çekinmeyen üvey babasının baskılarıdır. Üvey babasının da kararıyla uzaktaki bir yatılı okula yollanan Erik için evden ayrılmak, başlangıçta kurtuluş gibi görünse de olaylar beklendiği gibi gelişmez.

2) PERSONA (1966)

Fragman

YÖNETMEN: Ingmar Bergman
OYUNCULAR: Bibi Andersson, Liv Ullmann, Margaretha Krook
YAPIM: İsveç
SÜRE: 85 dk
KONU: Ingmar Bergman, arka arkaya ses getiren filmlerine 60’ların ikinci yarısında etkilendiği psikanaliz üzerine çektiği film ile devam etti. Filmin ana teması, kişilik değişimi, toplumsal maske ve ruh arasındaki ilişkiye dayanıyordu. Bibi Andersson’ın bir hemşire rolünü, Liv Ullmann’ın ise bir aktrisi canlandırdığı Persona’da ikili arasında bazen cevapların bile olmadığı diyaloglar yaşanırken, Bergman gerçek ve hayalin ilişkileri üzerine görkemli bir film gerçekleştirdi.

1) THE SEVENTH SEAL (YEDİNCİ MÜHÜR, 1957)

Fragman

YÖNETMEN: Ingmar Bergman
OYUNCULAR: Max von Sydow, Gunnar Björnstrand, Bengt Ekerot
YAPIM: İsveç
SÜRE: 96 dk
KONU: Film, on yıl süren bir Haçlı seferinden vebanın kol gezdiği ülkesine dönerken yolu Ölüm tarafından kesilen bir şövalyenin öyküsüdür. Ölüm’ü bir satranç oyununa davet eden şövalye eğer onu yenebilirse yaşamına kaldığı yerden devam edecektir.